← Yazılar

Kalemle Düşünmek: Terapötik Süreçte Seans Notunun Yeri

· Gamze Aydın, Umay Bağdan

Bir terapistin kalemi seans esnasında da seans sonrasında da işlemeye devam eder. Seans esnasında deftere düşülen kısa bir not bazen danışanın kurduğu bir cümlenin, bazen de bir gözlemin tanığıdır. Seans notları, seans içindeki anlık gözlemlerle seans sonrasındaki sentezin kesintisiz bir birleşimidir.

Seans Notları Gerçekte Neyi Tutar?

Peki kâğıda düşen bu izler gerçekte neyi tutmaktadır? Amerikan Psikoloji Derneği'nin (APA, 2017) dokümantasyon rehberi, seans notunun altı katmanlı yapısını açıklar. Tutulan notlar; klinik akıl yürütmeyi besleyen bir düşünme aracına, terapötik ilişkiyi güçlendiren bir köprüye ve terapistin zihinsel yükünü hafifleten bir bilişsel yardımcıya dönüşür. Sürece tutarlılık katan etik bir kayda, mesleki gelişimi ve süpervizyonu mümkün kılan bir arşive, aynı zamanda her iki tarafı da koruyan yasal bir güvenceye hizmet eder. Sayılan bu altı işlevden yalnızca biri idari bir bürokrasiye temas ederken; kalan beşi doğrudan klinik düşünmenin ve ilişkinin zeminini oluşturur.

Unutma Eğrisi ile Terapötik Bağ Arasında: Zihin Neyi Saklar?

Haftada 20 ila 30 seans yürüten bir terapist, her oturumda benzersiz bir yaşam öyküsüne tanıklık eder, örtük ilişki örüntülerini çözümler ve sürece dair adımlar kurgular. Binlerce mikro detayı barındıran bu devasa akışta, insan zihninin her ayrıntıyı bir sonraki seansa kadar ilk anki canlılığıyla saklaması mümkün değildir.

Ebbinghaus'un (1885) klasik unutma eğrisinden güncel araştırmalara kadar literatür net bir gerçeğe işaret eder: bilgi ilk 24 saat içinde en hızlı biçimde unutulur. Odinot ve arkadaşlarının (2009) çalışması da zaman geçtikçe klinik bilginin — özellikle duygusal yükü olan içeriğin — bulanıklaştığını doğrular. Terapide bu unutma, doğrudan klinik bir maliyete dönüşür. Danışan bir sonraki seansa geldiğinde geçen hafta konuştuğu ayrıntıyı hatırlamayan bir terapistle karşılaşıyorsa, terapötik ilişkinin en temel taşlarından biri zedelenir: hatırlanmak. Seans sonrası ilk 24 saat, terapistin hafızasının en kırılgan olduğu andır — aşağıdaki grafik bu düşüşü somutlaştırıyor.

Ebbinghaus'un unutma eğrisi: hatırlanan bilginin zamanla nasıl azaldığını gösteren grafik, ilk 24 saatteki hızlı düşüş vurgulanmış.
Ebbinghaus'un unutma eğrisi — seans sonrası ilk 24 saat, hafızanın en kırılgan olduğu andır.

Oysa hatırlamak, önemsemenin bir formudur. NIMH destekli Memory Support Intervention araştırması (Harvey ve ark., 2021), terapistlerin hafıza destek stratejileri kullanmasının — bir örnek teşkil etmesi bakımından, oturumun son dakikalarını üzerinde durulan temel noktaların ortak bir sentezine ayırmak — hem kendi hatırlamalarını hem de danışanın tedavi materyalini zihninde tutmasını anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Yani terapistin sistematik biçimde notlarına dönebilmesi, sadece kendi hafızasını değil, danışanın klinik hafızasını ve ilişkinin dokusunu da korur.

İşlem ve Süreç Notlarının Klinik Sınırları

Klinik pratikte sıklıkla karıştırılan, ancak sınırları ve işlevleri net biçimde ayrılan işlem notu (progress note) ile süreç notu (process note) aynı şey değildir; her ikisi de terapinin tamamen farklı bir ihtiyacına hizmet eder.

  • İşlem Notu: Danışanın klinik durumunu, uygulanan müdahaleleri, tedavi planını ve seanstaki yanıtları kapsayan resmi kayıttır. Yasal ve idari amaçlarla tutulur; danışanın resmi dosyasında yer aldığı için yetkili erişimine açıktır ve süreçte sürekliliği sağlar.
  • Süreç Notu: Terapistin yalnızca kendisi için tuttuğu özel çalışma alanıdır. Hipotezler, sezgiler, süpervizyonda konuşulacak sorular, aktarım ve karşı-aktarım gözlemleri burada şekillenir. Yasal olarak korunur, danışan dosyasının bir parçası değildir ve klinik düşünmeyi derinleştirir.

Yetkin bir klinik uygulama, her iki nota da sınırlarını koruyarak yer vermeyi gerektirir.

Yeni Bir Tartışma: Notu Danışanla Paylaşmak

Son yıllarda alanda yeni bir tartışma açılmıştır: notların danışanla paylaşılması ya da birlikte oluşturulması (open notes). Uluslararası literatürde "open notes" (açık notlar) olarak geçen bu yaklaşım, danışanın kendi klinik kayıtlarına erişebilmesi demektir. Blease ve arkadaşlarının (2020) çalışmasına göre, işlem notlarını danışanla paylaşmak; sürecin hatırlanması, terapötik şeffaflık ve güven açısından somut faydalar sunabilir.

Ancak bu uygulamanın sınırları ve zorlukları da vardır. Kimi danışanlar notları okuduğunda kendilerini yargılanmış hissedebilir; ayrıca dinamik ekollerde süreç notları (örneğin, danışanın terapiste yönelttiği örtük taleplerin veya seansta oluşan ani sessizliklerin analizi) doğası gereği paylaşıma açık değildir. Bu nedenle mesele ikili bir yanıttan ziyade; ekole, danışanın klinik durumuna ve ilişkinin dinamiklerine göre esneklik göstermeyi gerektirir.

Not Almanın Kendisi Bir Klinik İşlem

Not tutmak; bilgiyi depolamaktan öte, terapistin duyduğu veriyi işlemesini, saklı örüntüleri fark etmesini ve bir sonraki adımı berraklıkla planlamasını sağlayan klinik bir araçtır. Burada zamanlama kritik bir değişkendir: seansın hemen ardından taze hafızayla düşülen bir not, gün sonuna ertelenen bir kayıttan çok daha yüksek değer taşır.

Gün sonuna ertelenen not, çifte bir bilişsel yük yaratır: terapist hem unuttuğu detayları zihninde geri çağırmak için enerji harcar hem de o an yazmaya çalışır — oysa aynı not, seansın hemen ardından birkaç dakikada, hiçbir geri çağırma çabası gerektirmeden düşülebilirdi.

İyi Seans'ta Notun Yeri

İyi Seans'ta seans notlarına özel bir alan var, ama bunu düz bir defterle karıştırmamak gerekir.

Her danışanın kendi dosyasında hikâyesi bir bütün olarak durur: geçmiş seansların notları, verilen ödevler, ilerleme kaydı ve randevu geçmişi. Terapist not tutma stilini kendisi belirler (SOAP, DAP veya serbest format). Bir sonraki seansa oturmadan önce danışanın dosyasını açtığında; geçen hafta konuşulanı, verilen ödevi ve ilerlemenin nerede olduğunu tek bir yerde görür.

Amaç bir şablon dayatmak değil; terapistin dağınıklıkla mücadele etmek zorunda kalmamasını sağlamaktır. Not tutmayı ve danışan takibini bilişsel bir yük olmaktan çıkarıp klinik bir araca dönüştürmenin yolu, aracın kendisinin engel olmamasından geçer. Çünkü sonuçta terapistin en değerli varlığı dikkatidir; iyi bir not sistemi ise o dikkati zihinden dışarı taşıyıp güvenli bir yere yerleştirerek seansın kendisine odaklanmaya alan açar.

Kaynakça

American Psychological Association. (2017). Ethical principles of psychologists and code of conduct. https://www.apa.org/ethics/code

Blease, C. R., Walker, J., Torous, J., & O'Neill, S. (2020). Sharing clinical notes in psychotherapy: A new tool to strengthen patient autonomy. Frontiers in Psychiatry, 11, 527872. https://doi.org/10.3389/fpsyt.2020.527872

Ebbinghaus, H. (1885). Über das Gedächtnis: Untersuchungen zur experimentellen Psychologie. Duncker & Humblot.

Harvey, A. G. ve ark. (2021). Can integrating the Memory Support Intervention into cognitive therapy improve depression outcome? A randomized controlled trial. Behaviour Research and Therapy, 145, 103948.

Odinot, G., Wolters, G., & van Koppen, P. J. (2009). Eyewitness memory of a supermarket robbery: A case study of accuracy and confidence after 3 months. Law and Human Behavior, 33(6), 506–514.


İyi Seans'ı psikologların günlük iş akışını dinleyerek geliştiriyoruz. Deneyiminizi paylaşmak isterseniz kısa anketimize göz atabilirsiniz: iyiseans.com/tanisalim

İlgili yazılar

Yeni yazılardan haberdar olun

Ara sıra, sadece yazdığımızda. Spam yok.

RSS ile takip edin