← Yazılar

Terapistin Zihninde Kapanmayan Küçük Notlar

· Gamze Aydın

Sessizce taşınan bir yük

Terapistin danışanı seans sonrasında da düşünmeye devam etmesi süpervizyonun en merkezi konularından biridir. Duygusal taşıma, karşıaktarım, ikincil travma — hepsi bu alanın kavramları ve terapistin kendine bakmasının bir parçası olarak kabul ediliyor.

Ama bu duygusal yükün daha sessiz bir kardeşi var: bilişsel taşıma. Yani duyguyu değil, bilgiyi, ödevi, kaynağı, küçük detayları zihinde taşımak.

"Ali'ye o kitap önerisini gönderecektim, unutmayayım."

"Ayşe'nin uykusu düzelmiş miydi? Geçen hafta sormuştum sanki, yoksa iki hafta öncesi miydi?"

"Zeynep'e verdiğim ödevi haftaya kesin açmalıyız."

Bu notların hiçbiri seansın akışını bölecek kadar büyük değil. Ama biriktiğinde ortaya çıkan şey, zihinde kapanmayan bir sürü tarayıcı sekmesine benziyor. Her biri bir yerde durup dikkati emiyor.

Bir terapistin en değerli aracı, seans sırasındaki tam mevcudiyeti ve dinleme becerisidir. Zihin seans aralarında dağınık notları toparlamakla ya da "Acaba Mehmet'e hangi ödevi vermiştim?" sorusuyla meşgulse, o dikkati korumak zorlaşıyor.

Yarım kalan görevlerin bıraktığı iz

Örgütsel psikolog Sophie Leroy'un 2009'da tanımladığı bir kavram bu deneyimi tam olarak açıklıyor: attention residue — dikkat kalıntısı (Leroy, 2009). Bir görevi yarım bırakıp başka bir işe geçtiğimizde, önceki görevle ilgili bilişsel etkinlik zihnimizde arka planda çalışmaya devam ediyor. Ve bu kalıntı, sonraki görevdeki performansımızı sessizce düşürüyor. Etkinin en güçlü halde olduğu koşullar Leroy'un bulgularına göre şunlar: önceki görev zaman baskısı altında yapılmışsa, yarım kalmışsa veya duygusal olarak yoğunsa.

Yani üç koşul da bir psikoterapistin seansları arasındaki tam olarak durumunu tanımlıyor.

Terapist bir seansı bitiriyor, on beş dakika sonra bir başkasına başlıyor. Ama zihni önceki seanstan tam olarak çıkabilmiş mi? "Ödevi vermeyi unuttum, sonra WhatsApp'tan atacağım" gibi bir yarım iş varsa, o düşünce sonraki seansın odaklanmasına sızıyor. Danışan konuşurken, terapistin bir yanı hâlâ önceki seansın bitirilmemiş küçük işlerinin peşinde.

Küçük detayların ilişkiye dokunan bir yanı var

Yanlış hatırlamanın ya da unutmanın bedeli sadece dikkat kaybı değil. Danışan geçen hafta konuşulmuş bir şeye gönderme yaptığında, terapistin bir an duraksadığı, kendi zihninde araması gereken bir boşluk oluştuğu anlar var. Bu boşluğun kendisi seansta görünmeyebilir bile — ama terapist onu hisseder. Ve tam mevcut olma halinden bir şey eksilir. Çünkü hatırlamak, önemsemenin bir formudur.

Psikoterapi araştırmalarının belki de en tutarlı bulgusu şu: terapinin sonucunu belirleyen en güçlü unsur, kullanılan tekniğin kendisi değil, terapötik ilişkinin niteliğidir (Norcross & Wampold, 2018). Ekol ne olursa olsun — BDT, psikodinamik, ACT, EMDR — danışanın kendini güvende, görülmüş ve hatırlanmış hissetmesi terapinin işlemesinin ön koşulu. Meta-analizler bu ittifak etkisinin çevrimiçi terapide bile yüz yüze terapiyle aynı güçte kaldığını gösteriyor (Flückiger, Del Re, Wampold, & Horvath, 2018).

Ve bu ittifak büyük konuşmalarla değil, küçük şeylerle inşa ediliyor. Danışan geçen hafta anlattığı bir detayın hatırlandığını gördüğünde, o an sadece bir bilgi teyit etmiyor — ilişkiye güvenmenin bir sebebini görüyor.

O yüzden küçük notlar aslında hiç küçük değil. Hepsi ilişkiye dokunuyor.

Sormak İçin Buradayız

İyi Seans'ı geliştirirken meseleyi sadece bir "not tutma aracı" olarak görmedik. Bize göre asıl mesele, terapistin zihnini seans odasının dışında sakin bırakabilmekti.

Bunu yapmanın yolu, tekrar eden küçük detayları birçok farklı yere dağıtmak yerine tek bir yerde toplamaktan geçiyor. Danışanla ilgili bir not, verilen bir ödev, gönderilecek bir kaynak; hepsi tek bir yerde, o danışanın kendi dosyasının altında sırayla durabilir. Terapist ihtiyaç duyduğunda saniyeler içinde bulabilir, ihtiyaç duymadığında zihnini kendi hayatına ve dinlenmeye ayırabilir.

Siz danışanlarınızla ilgili küçük notları nerede tutuyorsunuz? Kaç farklı yerde yaşıyorlar? Merak ediyorum.

İnfografik: küçük notların bilişsel yükü, dikkat kalıntısı ve zihni seans odasının dışında sakin bırakmanın önemi.
Zihninizi seans odasının dışında sakin bırakın — bir bakışta.

Kaynakça

Flückiger, C., Del Re, A. C., Wampold, B. E., & Horvath, A. O. (2018). The alliance in adult psychotherapy: A meta-analytic synthesis. Psychotherapy, 55(4), 316–340. https://doi.org/10.1037/pst0000172

Leroy, S. (2009). Why is it so hard to do my work? The challenge of attention residue when switching between work tasks. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 109(2), 168–181. https://doi.org/10.1016/j.obhdp.2009.04.002

Norcross, J. C., & Wampold, B. E. (2018). A new therapy for each patient: Evidence-based relationships and responsiveness. Journal of Clinical Psychology, 74(11), 1889–1906. https://doi.org/10.1002/jclp.22678


İyi Seans'ı psikologların günlük iş akışını dinleyerek geliştiriyoruz. Deneyiminizi paylaşmak isterseniz kısa anketimize göz atabilirsiniz: iyiseans.com/tanisalim

İlgili yazılar

Yeni yazılardan haberdar olun

Ara sıra, sadece yazdığımızda. Spam yok.

RSS ile takip edin